29 Ocak 2015 Perşembe

Akciğer Embolisi (Akciğer Pıhtı Atması, Pulmoner Emboli)


 Akciğer Embolisi
Pulmoner arterin (sağ kalpteki kirli kanı akciğere götüren ana damar) bir kan pıhtısı tarafından tıkanması durumudur. Kol, bacak ve diğer organların toplar damarları, içlerindeki kirli kanı sağ kalbe taşırlar ve damarın genişliği (çap), kalbe yaklaştıkça artar. Kan pıhtısı (trombüs), genellikle bacaktaki bir vende (toplardamar) oluşur. Ven duvarına yapışan pıhtı burada birikmeye başlar ve giderek büyür. Pıhtının bir kısmı ya da tamamı kopar, sağ kalp boşluğuna gelir ve buradan pulmoner artere (akciğer atardamarı) geçer. Bu arterin genişiliği, damar akciğere yaklaştıkça giderek daralır. Bu yüzden pıhtı (emboli), biraz ilerledikten sonra arterin bir yerinde takılıp kalır ve kan akışını engeller. Bu durum akciğerlerdeki dolaşımı bozar ve akciğerler iyi çalışamaz hale gelir. Eğer pıhtı çok büyükse aniden ölüm meydana gelir.
Yeni geçirilen ameliyat, daha önceden geçirilmiş emboli (pıhtı) öyküsü, kanser hastalığı, hareketsizlik, uzun süre oturma, doğum kontrol hapı kullanmak, ameliyat ve gebelik akciğer embolisine neden olabilecek durumlardır.

Akciğer embolisinin başlıca belirtileri; öksürük, nefes darlığı, solunum sırasında kaburgalarda ağrı, göğüs ağrısı, hızlı solunum, artmış kalp hızı, ciltte mavi renk değişikliği (siyanoz), zayıf nabız ve bilinç bulanıklığıdır.

Göğüs hastalıkları, çocuk göğüs hastalıkları, iç hastalıkları (dahiliye), çocuk sağlığı ve hastalıkları, hematoloji ve çocuk hematolojisi akciğer embolisinin tanı ve tedavisi ile ilgilenen bölümlerdir.


Abdominal Aort Anevrizması (Karın Anadamarında Balonlaşma)

 Karın Anadamarında Balonlaşma
Anevrizma, kan damarınında meydana gelen anormal bir genişleme (balonlaşma) durumudur. Anevrizmalar hem arterlerde (atardamar) hem de venlerde (toplardamar) meydana gelebilir, ancak arterlerde daha çok görülür. Anevrizma nedenleri arasında, damar duvarındaki yaralanma, damar hastalıkları ya da doğuştan olan bazı damar bozuklukları bulunmaktadır. Çeşitli nedenlerden dolayı damar duvarında meydana gelen zayıflık, damar duvarının buradan dışa doğru balonlaşmasına neden olur. Damar duvarında oluşan anevrizma, damar içindeki yüksek kan basıncının etkisiyle giderek büyümeye başlar ve sonunda patlayarak damar duvarı yırtılabilir.
Anevrizmanın başlıca tipleri arasında; kalpten çıkan ana arter olan aortada meydana gelen aort anevrizması, beyin damarlarında oluşan beyin anevrizması,  kol, bacak, kasık ve boyun damarlarında  oluşan periferik arter anevrizması bulunmaktadır.
Anevrizma, çevresindeki organ ya da dokulara bası yapacak kadar şişip büyümedikce ya da patlayıp yırtılmadığı sürece, genelde herhangi bir belirti vermez. Belirtiler anevrizmanın büyüklüğüne ve  bulunduğu yere göre değişir.
Abdominal aort anevrizması (karın anadamarı anevrizması); karında zonklama (atma) hissi, karın ağrısı, karnın bir bölgesinde hissedilen derin ağrı ve bel ağrısı gibi belirtilere neden olabilir. Eğer anevrizma patlayıp yırtılırsa, ani ve çok ciddi bir karın ağrısı, bulantı, terleme, sıcak ve yapışkan bir cilt ve hızlı kalp atımı (çarpıntı) meydana gelir. Karın aort anevrizmasının patlaması sonucu oluşan bu iç kanama, hastanın şoka girmesine ve ölümüne neden olabilir.
Anevrizmaların tanısında kullanılan tetkikler arasında; ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntülemesi (MRG) ve anjiyografi bulunmaktadır. Anevrizmanın tedavisi; anevrizmanın büyüklüğüne ve bulunduğu yere bağlıdır. Genellikle anevrizmalar ameliyat ile tedavi edilir.

Abdominal aort anevrizması (karın aort anevrizması) ameliyatı, anevrizma cerrahisi konusunda deneyimli olan kalp ve damar cerrahisi uzmanlarınca yapılmaktadır. 

25 Ocak 2015 Pazar

Varikosel (Testis Damar Genişlemesi)

 Testis Damar Genişlemesi
Varikosel, skrotum adı verilen testis torbası içinde bulunan testislerin etrafındaki toplar damarların genişlemesidir. Damarlar genişlediğinde, genişlemiş olan bu damarlar içerisinde kan göllenir. Kanın gölleenmesi sonucu skrotum içindeki ısı yükselir. Normalde skrotum içindeki sıvı, karın içindeki ısıya göre 1-2 derece dah düşüktür ve bu sıcaklık testiste sperm hücrelerinin üretimi için olması gereken sıcaklıktır. Skrotum içinde sıcaklık yükselmesi, sperm hücresi üretimini bozar ve bu hücrelerin sayı ve hareketlerinde azalma  ve sonuçta kısırlık oluşur. Zamanla testislerde küçülme (atrofi) meydana gelir.

Vaikoselin tedavisi ameliyattır. Bu ameliyat genel (tam narkoz) veya spinal (yarım narkoz) anestezi altında uygulanır. Kasık bölgesinden yapılan yaklaşık 2-3 cm’ lik bir kesiyle testisin damarlarına ulaşılır. Ameliyatın bundan sonraki aşamasında bir ameliyat mikroskopu kullanılır. Mikroskop altında genişlemiş toplar damarlar bulunur ve diğer normal damarlardan ayrılarak bağlanır. Mikroskop kullanılmadan yapılan klasik ameliyatlarda, testisi besleyen atar damarlar ve lenf damarları bağlanabilmektedir. Bunların bağlanması, hidrosel (skrotumda sıvı birikmesi), testiste küçülme (atrofi) ve genişlemiş tüm toplardamarların bağlanmaması sonucu hastalığın tekrar etmesi (nüks varikosel) gibi  istenmeyen durumlara yol açabilir.


Varikosel ameliyatı (varikoselektomi), androloji ve mikrocerrahi konusunda uzmanlaşmış olan üroloji doktorları tarafından yapılmaktadır. 

Üroloji Hakkında

 Üroloji
Üroloji bir tıp bilimidir. Cerrahi tıp bilimleri arasındadır, yani ilgi alanına giren hastalıkların tedavisinde gerektiğinde cerrahi işlem (ameliyat) uygular.  Ürolojinin hastalarını, her yaş gurubundan olmak üzere, hem erkekler hem de kadınlar oluşturur. Üroloji bölümü, erkeklerde ve bayanlarda böbrek üstü bezi ve böbrek, iç idrar kanalı (üreter), idrar kesesi (mesane) ve dış idrar kanalından (üretra) oluşan üriner sistem ile erkeklerde prostat, meni kesesi, testis ve penisten oluşan üreme sistemi ile ilgili hastalıkların tanısı ve tedavisi ile ilgilenir. Üroloji konusunda uzmanlaşmış doktorlara üroloji doktoru ya da ürolog adı verilir. Çocuk ürolojisi, ürolojinin bir üst uzmanlık alanıdır. Ayrıca ürolojinin üroonkoloji, kadın ürolojisi, nöroüroloji, androloji, endoüroloji, rekonstrüktif üroloji gibi alt birimleri bulunmaktadır. 

Tüp Bebek (IVF)

 Tüp Bebek
Normal şartlarda kadının yumurtası ile erkeğin spermi kadının yumurtalık tüplerinde birleşerek  döllenme olayı meydana gelir ve oluşan embriyo rahim duvarı içine yerleşir.  İn vitro fertilizasyon (IVF), halk arasındaki tüp bebek adıyla bilinir. Bu işlemde, kadının yumurtalığından alınan bir yumurta hücresi, erkeğe ait bir sperm hücresi tarafından,  vücut dışındaki bir ortamda (in vitro) sunî olarak döllenir ve bu döllenmiş yumurta (zigot), kadının rahiminin içine yerleştirilir ve daha sonraki gebelik süreci burada devam eder.  IVF, kısırlık tedavisinde diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda kullanılan önemli bir tedavi yöntemidir.


İn vitro fertilizasyon (İVF) bir kısırlık tedavi yöntemidir. İVF yumurta kanalı problemleri nedeniyle gebe kalamayan kadınlar veya erkeğin düşük sperm sayısı nedeniyle gebeliğin olmaması  durumlarında kullanılan bir tedavidir. IVF, üreme endokrinolojisi ve infertilite (tüp bebek) konusunda uzmanlaşmış kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından uygulanır. 

Tüb bebek ile ilgili detaylı makale için tıklayınız.

Testis Kanseri (Testis Tümörü)

 Testis Kanseri
Testis tümörü ya da kanseri, testisteki hücrelerden köken alan bir kanser türüdür. Testis kanserinin birçok çeşidi vardır. Hastalığın gidişatı ve vücudun diğer bölümlerine yayılması (metastaz)  tümörün çeşidine bağlıdır. Testis kanseri seminom ve seminom olmayan tümörler diye iki guruba ayrılır. Kanser genellikle bir testiste  ve en sık olarak 20-40 yaş arası genç erkeklerde görülür.


 Testis Tümörü
Tipik belirtiler; genellikle ağrısız olan testis büyümesi, testiste ağırlık hissi, sırt ağrısı ve karnın alt bölümünde ağrıdır. Testis kanseri ile özellikle üroonkoloji konusunda uzmanlaşmış olan üroloji doktorları ilgilenir. Üroloji doktoru, gerektiğinde ışın tedavisi ya da kemoterapi için radyasyon onkolojisi ya da tıbbi onkoloji doktorlarından yardım alabilir.



Testis kanseri hakkında makale için tıklayınız.

Romatoloji

 Romatoloji
Kas, kemik, eklem  ve bu yapıları birbiriyle birleştiren bağlarda ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı ve bazen şekil bozukluluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizmal hastalıklar adı verilir. Romatizmal hastalıklar kalp, damar, böbrek, deri ve akciğer gibi diğer organları da etkileyen sorunlara neden olabilir. Romatoloji; romatizmal hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu konuda uzmanlaşmış doktorlara romatoloji uzmanı veya romatolog denir.

Romatoloji ile ilgili bilgi almak için tıklayınız.